| İngilizce | Türkçe | | impossible | s. imkansız, yerine getirilmesi mümkün olmayan, yapılamaz; munasebetsiz, çekilmez, çirkin. impossibil'ity i imkansızlı... |
| | rear | (f.) kaldırmak, yükseltmek, dikmek; inşa etmek, bina etmek; yetiştirmek, besleyip büyütmek; yükselmek. rear up şahlanma... |
| | ditheism | (i). iki eşit tanrıya inanma; iki zıt prensibin varlığına inanma. ditheist (i). bu inancı kabul eden kimse.... |
| | reverberate | f. aksettirmek, aksolunmak, yankılamak, yankılanmak, geri vurmak, geri tepmek, yansımak. reverbera'tion i. yankılama, y... |
| | grape | (i.) üzüm; asma; (ask.) eskiden toplara doldurulan demir parçaları, salkım, misket, peşrev; (çoğ.), (bayt.) atın ayağın... |
| | artificiality | (i). yapmacık tavırlar; sunilik; taklit şey.... |
| | bipartite | s. iki bölümlü, iki kısımlı... |
|
|
| Türkçe | İngilizce | | oraya | there. thither.... |
| | mine | enamel.... |
| | Katoliklik | catholicism.... |
| | bom | A sequence of characters written on a magnetic tape to signify the beginning of medium See also EOF and file mark.... |
| | işgalci | occupying. occupier. member of an occupation force.... |
| | zincifre | vermilion.... |
| | dişçi | dentist.... |
|
|