Home Page | Text Translation | Last Added Words | English down
sözcük çevir
EnglishGermanFrenchSpanishItalianTurkishAlbanianArabicBretonCatalanCorsicanCzechDanishDutchEsperantoEstonianFinnishGeorgianHungarianIcelandicIndonesianKurdishLatvianLithuanianMalagasyNorwegianPolishPortuguese BrPortuguese PorRomanianSerbianSlovakSloveneSwedishVietnameseWalloonWelshWelsh Yiddish
change

English > Turkish :

sex

speak
English Turkish
sex önek altı.
sex (i.) seks, eşey, cinslik, cinsiyet. sex appeal cinsi cazibe, seksapel. sexless (s.) eşeysiz, cinsliksiz, cinsiyetsiz.
sex appeal seksilik
sex appeal cinsel cazibe
sex appeal çekicilik
sex appeal seksapel
sex appeal cinsel çekicilik
sex drive cinsel dürtü
sex life seks hayatı
sex life seks yaşamı
sex life cinsel yaşam
sex up müstehcen sahneler koymak (film)
sex up uyarmak
sex up cinsel olarak uyarmak
sexagenarian (s.), (i.) altmışa ait; (i.) altmış ile yetmiş yaşları arasındaki kimse, altmışlık kimse.
sexagenary (s.), (i.) altmış, altmışar; altmış yaşındaki; (i.) altmışlık kimse.
sexagesimal (s.) altmış sayısına ait.
sexcentenary (s.), (i.) altı yüz; (i.) altı yüz yıllık devre; altı yüzüncü yıldönümü.
sexennial (s.), (i.) altı senede bir olan; altı sene süren; (i.) altı senede bir yapılan şey. sexennially (z.) altı senede bir.
sexiness çekicilik
sexiness cinsel çekicilik
sexiness seksilik
sexism cinsiyet ayrımı
sexism seksizm
sexism karşı cinsin zayıf olduğunu savunan zihniyet
sexist cinsiyet farkı gözeten kimse
sexist cinsiyet farkı gözeten
sexist cinsiyet ayrımı yapan
sexist seksist
sexist karşı cinsin daha zayıf/yeteneksiz olduğuna inanan
sexology (i.) seksoloji, cinslik bilim.
sexpot seks bombası
sextan (s.), (i.), (tıb.) altı günde bir gelen (nöbet).
sextant (i.) sekstant, gemicilikte bir gökcisminin yüksekliğini ölçen alet.
sextet altili
sextette (i.), (müz.) altı sesle söylenen veya altı çalgı ile çalınan parça: altılı koro veya orkestra; altılı takım.
sextile (s.), (i.) iki gezegen arasındaki altmış derecelik mesafeye ait; (i.), (astr.) bir birinden altmış derecelik mesafe ile ayrılmış iki gökcismi.
sextillion (i.) Amerikan ve Fransız usulüne göre 21 sıfırlı sayı; İngiliz usulüne göre 36 sıfırlı sayı.
sextodecimo (s.), (i.) on altı yapraklı kağıt tabakası; (i.) ortalama 10x15 cm ebadında olan kitap, (kıs.) 16 mo. veya 16 derece.
sexton (i.) zangoç; küçük ölü hayvanları gömen bir cins böcek, (zool.) Necrophorus.
sextuple (s.), (f.) altı kat, altı misli; (f.) altı ile çarpmak.
sextuplet (i.) bir batında doğan altı çocuktan biri; altılı takım.
sextuplets altız
sextuplets altızlar
sexual (s.) cinsiyete ait, cinsi, seksüel; (biyol.) cinsiyeti olan. sexual intercourse cinsel ilişki. sexual organs tenasül uzuvları. sexuality (i.) cinsiyet; seks kuvvetine sahip olma. sexually (z.) cinsel bakımdan.
sexual harassment cinsel taciz
sexual intercourse mücamaa
sexual intercourse cinsi münasebet
sexual intercourse birleşme (cinsel)
sexual intercourse ilişki
sex (i.) seks, eşey, cinslik, cinsiyet. sex appeal cinsi cazibe, seksapel. sexless (s.) eşeysiz, cinsliksiz, cinsiyetsiz.
sex önek altı.
sexagesimal (s.) altmış sayısına ait.
sextan (s.), (i.), (tıb.) altı günde bir gelen (nöbet).
sextile (s.), (i.) iki gezegen arasındaki altmış derecelik mesafeye ait; (i.), (astr.) bir birinden altmış derecelik mesafe ile ayrılmış iki gökcismi.
sextillion (i.) Amerikan ve Fransız usulüne göre 21 sıfırlı sayı; İngiliz usulüne göre 36 sıfırlı sayı.
sextodecimo (s.), (i.) on altı yapraklı kağıt tabakası; (i.) ortalama 10x15 cm ebadında olan kitap, (kıs.) 16 mo. veya 16 derece.
sextuple (s.), (f.) altı kat, altı misli; (f.) altı ile çarpmak.
sexual (s.) cinsiyete ait, cinsi, seksüel; (biyol.) cinsiyeti olan. sexual intercourse cinsel ilişki. sexual organs tenasül uzuvları. sexuality (i.) cinsiyet; seks kuvvetine sahip olma. sexually (z.) cinsel bakımdan.
sexcentenary (s.), (i.) altı yüz; (i.) altı yüz yıllık devre; altı yüzüncü yıldönümü.
sexennial (s.), (i.) altı senede bir olan; altı sene süren; (i.) altı senede bir yapılan şey. sexennially (z.) altı senede bir.
sextant (i.) sekstant, gemicilikte bir gökcisminin yüksekliğini ölçen alet.
sextette (i.), (müz.) altı sesle söylenen veya altı çalgı ile çalınan parça: altılı koro veya orkestra; altılı takım.
sexton (i.) zangoç; küçük ölü hayvanları gömen bir cins böcek, (zool.) Necrophorus.
sexy (s.), (k.dili) seksi cinsel arzu uyandıran.
sexagenary (s.), (i.) altmış, altmışar; altmış yaşındaki; (i.) altmışlık kimse.
sexagenarian (s.), (i.) altmışa ait; (i.) altmış ile yetmiş yaşları arasındaki kimse, altmışlık kimse.
sexology (i.) seksoloji, cinslik bilim.
sextuplet (i.) bir batında doğan altı çocuktan biri; altılı takım.



show    Top Searches new window





Add SozcukCevir.Com to your toolbar:
add toolbar


ingilizce türkçe sözlük




Copyright © 2008-2016 sozcukcevir.com