ç ğ ı ö ş ü ê î ß


İngilizce Türkçe
1-auto (i)., ABD otomobil.
2-auto- önek kendi kendine, kendiliğinden hareket eden.
3-autobahn (i). Almanya'da geniş ve düzgun araba yolu, otoban.
4-autobiography (i). otobiyografi , bir yazarın kendi hal tercümesi. autobiograph'ical (s). kendihayatından bahseden yazarın biyografisine ait. autobiographically (z). kendi hayat hikâyesi ile ilgili olarak.
5-autobus (i). otobüs.
6-autocephalous (s)., (kil). kendi kendini idare eden, müstakil, başına buyruk.
7-autochthon (i). esas yerli, bir yerin kadim insanı (hayvanı, bitkisi).
8-autochthonic, autochthonous (s). yerli, kadim.
9-autoclave (i). otoklav, sterilizator.
10-autocracy (i). otokrasi, bir hükumdarın mutlak hâkimiyeti, istibdat.
11-autocrat (i). diktator, müstebit kimse, otokrat.autocratic (s). müstebit. autocratically (z). müstebit bir şekilde.
12-autodafe (i). engizisyon devrinde ateşe atma cezası.
13-autodiagnosis (i)., (tıb). kendi hastalığını teşhis.
14-autodynamic (s). kendi kuvvetini üreten.
15-autoeroticism (i).özünerosçuluk.
16-autogamous (s)., (bot). kendi tozu ile tozaklanan. autogamy (i). kendi tozu ile tozaklanma; (biyol). birbirine benzer hücre veya özlerin birleşmesi.
17-autogenesis (i)., (biyol). kendiliğinden vücut bulma, kendi kendine peyda olma. autogenet'ic (s). kendi kendine peyda olan; jeol suyun tesiri ile peyda olan.
18-autogenous (s). kendi kendine hâsıl olan. autogenous welding kendiliginden ve ek maden kullanmadan kaynama (maden parçaları).
19-autogiro,autogyro (i). otojir.
20-autograft (i)., (tıb). aynı vücuttan alınıp vücudun başka bir yerine yapıştırılan ekleme parça.
21-autograph (i)., (f). bir kimsenin kendi el yazısı; muharririn kendi eliyle yazılmış yazı veya müsvedde; bir kimsenin kendi el yazısı ile imzası; (f). kendi el yazısı ile imza atmak.
22-autoharp (i)., (müz). akort çalan bir çeşit kanun.
23-autohypnosis (i). kendi kendini hipnotize etme.
24-autoimmunization (i). yaradılıştan bir hastalığa karşı bağışıklığı olma.
25-autoinfection (i)., (tıb). vücutta hâsıl olan mikroplarla iltihaplanma.
26-autoinoculation (i).,(tıb). kendi vücudundan alınan bir madde ile aşılanma.
27-autointoxication (i).,(tıb). kendi vücudunda hâsıl olan zehirli maddeden zehirlenme.
28-autokinetic (s). kendiliğinden hareket eden.
29-automat (i)., ABD içinde otomatik tertibatla yemek verilen lokanta.
30-automate (f). otomatikleştirmek, makineleştirmek.
31-automatic (s)., (i). kendiliğinden hareket eden, otomatik; (i). otomatik tabanca. automatic pilot uçağı idare eden otomatik tertibat. automatically (z). otomatik olarak, otomatikman.
32-automation (i). makinelerin veya bir fabrikanın otomatik tertibatla idare edilmesi.
33-automatism (i). otomatik oluş; isteğe baglı olmadan yapılan hareket; (psik)., (fels). otomatizm, özdevim, munsakiyet.
34-automaton (i). kendiliğinden hareket eden şey; isteğe bağ1ı olmadan veya mihaniki surette hareket eden kimse.
35-automobile (i). otomobıl.
36-automorphic (s). başkalarını da kendi gibi farzeden. automorphism (i). başkalarını da kendisi gibi farzetme.
37-automotive (s). otomobillerle ilgili; kendiliğinden hareket edebilen.
38-autonomic (s). özerk, muhtar, muhtariyetle idare edilen, otonom.
39-autonomous (s). özerk, muhtar; özerklige ait; müstakil, kendi kendini idare eden.
40-autonomy (i). özerklik, muhtariyet, kendi kendini idare etme hakkı.
41-autopathic (s)., (tıb). sebepsiz gibi görünen hastalıga ait.
42-autopathy (i)., (tıb). sebepsiz gibi görünen hastalık.
43-autoplasty (i)., (tıb). otoplasti. autoplastic (s). otoplastiye ait.
44-autopneumatic (s). hava basıncı ile kendiliğinden hareket eden.
45-autopsy (i). otopsi.
46-autosuggestion (i)., (tıb). kendi kendine telkin.
47-autotherapy (i)., (tıb). kendi kendine tedavi; hastanın kendi vücudundan alınan bir madde ile tedavi edilmesi.
48-autotoxemia ( i)., (tıb). kendi vücudunda hâsıl olan mikroplarla iltihaplanma.
49-autoxidation (i)., (kim). havada oksitlenme; ikinci bir maddenin de bulunmasıyla oksitlenme.











Sık kullanılanlara ekleyin! Copyright © 2008 sozcukcevir.com