|
|
|
|
| 1-chair | (f). iskemleye oturtmak; makama geçirtmek, yetki vermek; (ing). iskemleyle beraber omuzlarda taşımak. |
| 2-chairman | (i). (çoğ-men) başkan, reis; tekerlekli iskemle sürücüsü chairmanship (i). başkanlık. |
| 3-chair | (i). iskemle, sandalye; makam; kürsü; başkanlık sandalyesi; elektrikli iskemle; sedye; tahtırevan; (d.y). rayı traverslere bağlamak için kullanılan bir cins destek. easy chair rahat koltuk. chair car koltuklu vagon. take the chair başkanlık makamına geçmek. |
|
|
|
|