|
1-die | (i ),(çoğ dice) zar, oyun zarı; talih, şans. The die is cast. Ok yaydan çıktı iş işten geçti. |
2-diehard | (i). tutucu kimse, inatçı kimse, kaybettiği davada devam eden kimse. |
3-diet | (i)., (f). rejim, perhiz; günlük besin; yiyecek: (f). perhiz yapmak, rejim yapmak; perhiz vermek. diet kitchen astalar için belirli yemekler hazırlayan mutfak. be on a diet perhiz yapmak, rejim yapmak. |
4-diet | (i). Diyet; kurultay, genel meclis, millet meclisi (Japonya gibi bazı ülkelerde). |
5-dielectric | (s)., (i)., (elek). elektrik akımlarını geçirmez, yalıtkan, mücerrit, dielektrik, izole; (i). yalıtkan madde veya araç. |
7-diesinker | (i). kalıpçı, sikke kalıbı oyan sanatkâr. |
8-dietary | (i)., (s). perhiz kuralları, perhiz hakkında broşür; perhiz yemeği: beslenmeyi ayarlama: (s). perhize ait. dietary laws Musevilerin dini yemek kuralları. dietetic, ical (s). perhize ait. dietetics (i). diyet ihtisası. |
9-die | (i). (çoğ dies) kalıp, lokma, sikke damgası. straight as a die dümdüz. |
10-dieresis | (i). bir arada bulunan iki sesli harfin ayrılması; sesli iki harfin ayrı okunması için ikincisi üzerine konulan iki nokta işareti. |
13-die | (f). (died,dying)ölmek, vefat etmek; ölecek gibi olmak; sıkılmak, informal patlamak; helâk olmak; mahvolmak; yok olmak; bayılmak; ecel teri dökmek; (k).dili çok fazla arzu etmek. die a glorious death şerefli bir şekilde ölmek. die away yavaş yavaş kesilmek, tedricen ortadan kalkmak. die back (bitki) tepeden köke doğru kurumak. die off birer birer ölüp tükenmek. die out yok olmak; azalıp tükenmek. die by violence suikast neticesinde ölmek, öldürülmek. die from wounds Yaralanarak ölmek. die in harness vazife başında ölmek. Never say die Davandan asla vazgeçme. |
|
|
|
|
|