ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar
İngilizce Türkçe
1-grapeshot (i.), (ask.) salkım, peşrev denilen top mermisi, misket.
2-grape (i.) üzüm; asma; (ask.) eskiden toplara doldurulan demir parçaları, salkım, misket, peşrev; (çoğ.), (bayt.) atın ayağında olan bir hastalık. grape brandy üzüm rakısı. grape hya cinth salkımlı sümbül. grape leaf hopper asma yaprağını yiyen zararlı bir böcek. grape sugar üzümden alınan şeker, dekstroz. fox grape yabani üzüm, (bot.) Vitis labrusca. sour grapes koruk; ele geçirilemediğinden dolayı hor görülen şey. grapery (i.) üzüm yetiştirmeye mahsus yer. grapy (s.) üzüme ait, üzüme benzer.
3-grapefruit (i.) greypfurt, greyfurt, kızmemesi, altıntop, (bot.) Citrus paradisi.
4-grapevine (i.) asma; A.B.D. dedikodu yoluyla haber alma, kulaktan kulağa haber nakli. I heard by way of the grapevine. Ağızdan duydum .



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
doğuran kadınTr > Eng04:04:55
doğum aniTr > Eng04:04:33
scraperEng > Tr04:02:01
kendinden eminTr > Eng03:57:58
anticipatingEng > Tr03:56:44
anticipatingTr > Eng03:56:36
fantazisingTr > Eng03:55:09
parmesanEng > Tr03:44:55
miterEng > Tr03:42:44
ben kariyer yapTr > Eng03:36:52
  En çok arananlar / Hit searchs
seni seviyorumTr >> Eng849
nasılsınTr >> Eng631
merhabaTr >> Eng410
aşkımTr >> Eng357
selamTr >> Eng326
benTr >> Eng276
hemenTr >> Eng272
senTr >> Eng241
aşkTr >> Eng224
gizliTr >> Eng191



  Rastgele kelimeler / Random words
İngilizce Türkçe
withstand f. (-stood, -standing) dayanmak, mukavemet etmek, karşı koymak....

burying i. gömme, defnetme. burying ground burying place mezarlık, kabristan; mezar, kabir....

laze (f.) tembelce vakit geçirmek, tembelleşmek....

teethe f. diş çıkarmak. teeth'ing i. çocuğun diş çıkarması veya diş çıkarma zamanı. teething ring bebeklerin dişlerini kaşıma...

precancel f. pulları postalamadan önce damgalamak....

agitprop (i) propaganda ve kışkırtma bürosu....

set (i.) duruş, oturuş; batma, batış, gurup; akıntı veya rüzgarın yönü; fide; testere dişlerinin çaprazlanması; meyil, eğil...

roost i., f. tünek; kuşların gecelediği yer; f. tünemek. rule the roost k.dili baş olmak, hakim olmak....

inlaid s. kakma, işleme ile süslü....

auto (i)., ABD otomobil....

Türkçeİngilizce
am Amplitude modulation of radio waves....

hapishane prison. jail. goal. big house. cage. chokey. cooler. gaol. hockey. hold. inside. institution. penal institution. jug. li...

mikado The popular designation of the hereditary sovereign of Japan. the emperor of Japan; when regarded as a religious leader ...

jest To make merriment by words or actions; to joke; to make light of anything. activity characterized by good humor....

yolculuk cruising. itinerary. headway. journey. peregrination. travel. trip. voyage....

doğurmak bear. generate. have. mother. produce....

çakışmak to coincide. to fit into one another. to clash. to collide with one another. to be congruent....

bel ağrısı lumbago....

larva grub. larva....

meal meaning. purport. signification....

TürkçeAlmanca
geli$mek,tekamül etmek sich entwickeln *...

sindirmek ( tavuklar için ) verdauen *...

kizginlik,sinir Nerv,...

re$it, yetkin,ergen ...

müstehcen unsittlich...

satici Verkäufer/in...

uyur gezer ...

icgüvey Schwiegersohn (der, im Haus der Schwiegereltern wohnender)...

çar$af Bettlaken...

e$yanin saklanildigi yer veya bölüm ...





Sık kullanılanlara ekleyin! Copyright © 2008 sozcukcevir.com