|
1-here | (z). burada; buraya; şimdiki halde, halihazIrda; bu noktada; bu dünyada, bu hayatta. here and there şurada burada; arasıra. Here goes! işte başlıyorum. Here you are. Buyur, al. Ha, geldin mi? işte! Look here. Buraya bak. Baksana. Thats neither here nor there. Bunun konu ile ilgisi yok. |
2-here | ünlem Bana bak. Baksana. Dur. Hazır. Burada. |
4-hereafter | (z). ileride, bundan sonra. the hereafter öbür dünya, ahret. |
5-hereat | (z). bunun üzerine, bundan dolayı. |
6-hereby | (z). bu vesile ile, bundan dolayı. |
8-hereditary | (s). miras yoluyla intikal eden; irsi, kalıtsal, soydan geçme. hereditar'ily (z). miras olarak. |
9-herein | (z). bunda, bunun içinde. |
10-heresiarch | (i). kabul olunmuş dinsel inançlara aykırı düşüncelere önayak olan kimse. |
12-heredity | (i). irsiyet, kalıtım, soyaçekim. |
13-heretic | (i). kabul olunmuş doktrinlere karşı olan kimse; kendi kilisesinin itikatlarına karşı gelen kimse. heret'ical (s). kabul olunmuş doktrinlere aykırı olan. heret'ically (z). kabul olunmuş doktrinlere aykırı olarak. |
14-hereditable | (s). kalıtsal, irsi. hereditabil'ity (i). kalıtsallık, irsi oluş. |
15-hereinafter | (z). gelecekte, istikbalde; aşağıda (resml yazıda). |
16-heresy | (i). dince kabul olunmuş inançlara aykırı düşünce, dalalet; hakim olan felsefi veya siyasi doktrinlere karşı gelen düşünce. |
19-hereupon | (z). bunun üzerine, binaenaleyh. |
|
|
|
|
|