ç ğ ı ö ş ü ê î ß


İngilizce Türkçe
1-here (z). burada; buraya; şimdiki halde, halihazIrda; bu noktada; bu dünyada, bu hayatta. here and there şurada burada; arasıra. Here goes! işte başlıyorum. Here you are. Buyur, al. Ha, geldin mi? işte! Look here. Buraya bak. Baksana. Thats neither here nor there. Bunun konu ile ilgisi yok.
2-here ünlem Bana bak. Baksana. Dur. Hazır. Burada.
3-hereabouts (z). buralarda.
4-hereafter (z). ileride, bundan sonra. the hereafter öbür dünya, ahret.
5-hereat (z). bunun üzerine, bundan dolayı.
6-hereby (z). bu vesile ile, bundan dolayı.
7-hereditament (i). (huk). miras yoluyla kalabilen mal.
8-hereditary (s). miras yoluyla intikal eden; irsi, kalıtsal, soydan geçme. hereditar'ily (z). miras olarak.
9-herein (z). bunda, bunun içinde.
10-heresiarch (i). kabul olunmuş dinsel inançlara aykırı düşüncelere önayak olan kimse.
11-herewith (z). bununla; ilişikte.
12-heredity (i). irsiyet, kalıtım, soyaçekim.
13-heretic (i). kabul olunmuş doktrinlere karşı olan kimse; kendi kilisesinin itikatlarına karşı gelen kimse. heret'ical (s). kabul olunmuş doktrinlere aykırı olan. heret'ically (z). kabul olunmuş doktrinlere aykırı olarak.
14-hereditable (s). kalıtsal, irsi. hereditabil'ity (i). kalıtsallık, irsi oluş.
15-hereinafter (z). gelecekte, istikbalde; aşağıda (resml yazıda).
16-heresy (i). dince kabul olunmuş inançlara aykırı düşünce, dalalet; hakim olan felsefi veya siyasi doktrinlere karşı gelen düşünce.
17-heretofore (z). bundan evvel, şimdiye kadar.
18-hereunto (z). bu zamana kadar.
19-hereupon (z). bunun üzerine, binaenaleyh.











Sık kullanılanlara ekleyin! Copyright © 2008 sozcukcevir.com