|
1-hob | (i). (cin). play hob with karmakarışık etmek, altüst etmek. raise hob yaramazlık etmek. |
2-hobble | (f)., (i). topallamak, aksayarak yürümek, seke seke dolaşmak; bukağı vurmak, kösteklemek; topal etmek; (i). topallama, aksama; bukağı, köstek; müşkülat, dert; ayakbağı, engel. hobble skirt dar etek. |
3-hobby | (i). merak, zevk için yapılan uğraş. ride a hobby aşırı bir meraka sahip olmak. |
4-hobgoblin | (i). ifrit, gulyabani; gerçeksiz korku. |
5-hobnob | (f). (bed, bing) arkadaşlık etmek, sıkıfıkı olmak; beraberce içip eğlenmek. |
6-hob | (i). ocak yanı çıkıntısı; bazı oyunlarda hedef kazığı. |
7-hobbyhorse | (i). sallanan oyuncak at; çocuğun at diye bindiği değnek; bir kimsenin merakla takip ettiği konu veya iş. |
9-hobby | (i). şahin, delice doğan, (zool). Falco subbuteo. |
10-hobnail | (i). iri başlı kısa çivi, ayakkabının altınaa vurulan iri başlı çivi, kabara. |
11-hobo | i (çog hobos veya hoboes) gezici rençper; serseri kimse, aylak kimse, boş gezenin boş kalfası. |
|
|
|
|
|