sözcük çevir
ç ğ ı ö ş ü ê î ß >> Metin çevirichange

İngilizce Türkçe
1-hold

(f). (held) (i). tutmak; bırakmamak, zapt etmek; içine almak, istiap etmek; alıkoymak, salıvermemek, durdurmak; sahip olmak, malik olmak, elinde tutmak; devam ettirmek; inanmak, kabul ve tasdik etmek; devam etmek, iltizam etmek; mecbur etmek; yapışmak; dayanmak, sabit olmak; sadık olmak: değişmemek; devam etmek, arkası kesilmemek, ilerlemek; doğru kalmak; durmak; (i). tutma, tutuş; tutacak şey veya yer, tutamak; sığınacak yer, destek, dayanak noktası, istinatgah; hapishane; nüfuz, hüküm; (müz). uzatma işareti. hold a thing over one bir şey ile durmadan tehdit etmek. hold aloof uzak durmak, yaklasmamak, ilişki kurmamak. hold at bay arada mesafe blrakmak, yaklaştırmamak. hold back zapt etmek; kendini tutmak, çekinmek. hold by (k).dili tutmak, inanmak. hold down (k).dili yurütmek (bir işi); tutunmak, koyvermemek, elden çıkarmamak. hold forth nutuk söylemek, uzun uzadıya açıklamak. hold good geçerli olmak; değerini korumak. hold in tutmak, zapt etmek; kendini tutmak. hold in esteem saymak, saygı göstermek, hürmet etmek. hold off uzakta tutmak, araya mesafe koymak; gecikmek. hold on devam etmek, süregelmek; tutup düşürmemek. Hold on ! (k).dili Dur! Bekle! hold one's ground durumunu muhafaza etmek, yerini korumak. hold one's head high eğilmemek, başını diktutmak, mağlup olmamak; yüzü olmak. hold one's own geri gitmemek, ayak diremek, mevkiini muhafaza etmek. hold one's peace veya tongue dilini tutmak konuşmamak. hold out dayanmak; ileri sürmek; tahammül etmek; yetmek; ayak diremek. hold out on one birinden gizlemek. hold over ertelemek, tehir etmek; belirli bir süreden fazla devam etmek; tehdit etmek. hold together bir arada tutmak; ayrılmamak; hakikate uygun görünmek, tutarlı olmak (ifade). hold up tutmak, yardımda bulunmak, korumak; arzetmek, göstermek, teşhir etmek; durdurmak, engel olmak; yolunu kesip soymak. hold water su kaldırmak; (k).dili geçerli olmak, makul olmak. hold with aynı fikirde olmak, (bir kimseyi) tasdik etmek. Hold your horses! (k).dili Dur, bekle!

2-hold

(i). gemi ambarı; geminin iç tarafı.

3-holdback

(i). engel, mania.

4-holder

(i). tutan şey; kulp, tutamak, tutamaç; (huk). hamil, sahip; kiracı.

5-holding

(i)., (s). tutma; kira ile tutulmuş arazi; spot engelleme; (gen). (çoğ). mal, mülk ve tahvil gibi eldeki değerler, edinç; (s). tutan, elinde bulunduran. holding company holding şirketi. holding pattern (hav). havaalanına inmeye izin beklerken uçağın izlediği uçuş yolu.

6-holdover

(i)., (k).dili süresi uzatılmış herhangi bir şey veya kimse.

7-holdup

(i). durdurma; gecikme; engel; yolunu kesip soyma, tabanca tehdidiyle soyma; yolun kapanması; (k).dili müşteriden fazla para isteme.

8-holdfast

(i). tutma aleti.





Çeviriyi paylaş / Share result: facebook Google twitter Url:
makina burada
  Son aradıklarım
  Son arananlar / Last searches
kuştürkçe > ingilizce09:46:01
outingilizce > türkçe09:45:22
yieldingilizce > türkçe09:43:39
revealingilizce > türkçe09:43:24
leakingilizce > türkçe09:43:10
assessmentingilizce > türkçe09:42:57
groundingilizce > türkçe09:42:30
deputyingilizce > türkçe09:42:14
şarküteritürkçe > ingilizce09:42:07
decoyingilizce > türkçe09:41:12
  En çok arananlar / Hit searchs
hemen cevirtürkçe > ingilizce35397
seni seviyorumtürkçe > ingilizce6614
nasılsıntürkçe > ingilizce6337
merhabatürkçe > ingilizce5093
bentürkçe > ingilizce4399
selamtürkçe > ingilizce4021
babyloningilizce > türkçe3706
güzeltürkçe > ingilizce3331
aşkımtürkçe > ingilizce3301
feceingilizce > türkçe3104



ingilizce türkçe sözlük | ingilizce türkçe çeviri




firma limanı

Copyright © 2008-2010 sozcukcevir.com