ç ğ ı ö ş ü ê î ß


İngilizce Türkçe
1-hop i., f. (-ped, -ping) şerbetçiotu, bot. Humulus lupulus; f. şerbetçiotu yetiştirmek veya toplamak.
2-hop f. (-ped, -ping) i. sıçramak, sekmek, seke seke yürümek; oynamak, zıplamak, dans etmek; üzerinden atlamak; sıçratmak, sektirmek; k.dili binmek; i. sıçrama, zıplama, sekme; uçak seferi. hop it İng., argo gidivermek.
3-hope i., f. ümit, umut; f. ümit etmek, ummak, beklemek. hopeless s. ümitsiz; ümit vermeyen. hope chest çeyiz sandığı. hoping against hope ümidini kesmeyerek, güvenini sarsmayarak. in hopes ümidi ile.
4-hopeful s. ümitli, ümit verici. hope fully z. ümitle, ümit verici bir şekilde; k.dili inşallah. hopefulness i. ümit verici durum.
5-hoplite i. eski Yunanistan'da ağır zırhlı piyade askeri.
6-hopo'mythumb i. cüce.
7-hopper i. sıçrayan kimse veya şey; sekerek yürüyen kimse; pire gibi sıçrayan böcek; silo, sarpın; gemi yüklemek veya boşaltmak için kullanılan dibi açılır büyük kova.
8-hopple bak. hobble.
9-hopsacking i. bir cins çuval bezi.
10-hopscotch i. seksek oyunu.











Sık kullanılanlara ekleyin! Copyright © 2008 sozcukcevir.com