ç ğ ı ö ş ü ê î ß


İngilizce Türkçe
1-like edat, s., i. gibi, benzer; s. birbirine benzer; eşit; i. benzeri. It looks like rain. Yağmur yağacağa benziyor I feel like resting. Canım dinlenmek istiyor. I've never seen the like of it k.dili I never saw the likes of it. Benzerini hiç görmedim. Like father like son. Tıpkı babasına benzer. like mad çılgınca, çılgın gibi.
2-like f. hoşlanmak, sevmek, hazzetmek. likes and dislikes (bir kimsenin) sevdiği ve beğenmediği şeyler.
3-like sonek -ımsı, gibi, benzer: lifelike, workmanlike.
4-likelihood i. ihtimal, olasılık.
5-likely s., z. muhtemel; iyi, güzel; uygun; z. ihtimal ki, belki, galiba.
6-likeminded s. hemfikir.
7-liken f. benzetmek.
8-likeness i. suret, kılık; resim, tasvir; benzeyiş, benzerlik, benzeşme.
9-likewise z. keza, aynı şekilde ve de, ve yine, bunun gibi.











Sık kullanılanlara ekleyin! Copyright © 2008 sozcukcevir.com