ç ğ ı ö ş ü ê î ß

Sonuçlar
İngilizce Türkçe
1-organ i., müz. org, erganun; biyol. örgen, uzuv; haber organı; araç, alet, vasıta. organ grinder latarnacı. organ loft kilisede org galerisi. organ stop org düğmesi. mouth organ ağız mızıkası. party organ parti organı.
2-organdy , organdie i. çok ince ve şeffaf muslin, organze.
3-organic s. örgensel, organik; yaşayan, canlı; tıb. organizmayı etkileyen (hastalık); kim. karbon bileşiklerine ait; kalıtımla geçen, doğuştan, yapısal. organic chemistry organik kimya. organic disease organik hastalık. organic law anayasa. organic substance organik madde. organically z. örgenlik bakımından, organik olarak.
4-organism i. örgenlik, organizma; oluşum, örgüt.
5-organist i. org çalan kimse.
6-organon -num i. bir felsefenin ilke ve kurallarını meydana getiren sistem.
7-organzine i. bükülmüş ipek, ipek dokumasında atkı teli.
8-orgeat i. arpa, badem ve şekerle yapılmış alkolsüz içki.
9-orgiastic s. sefahatle ilgili.
10-organization i. örgüt, kurum, teşekkül, dernek; düzen; düzenleme; organizma.
11-organology i. bitki ve hayvan organlarının yapı ve görevleriyle uğraşan biyoloji dalı.
12-orgy i. sefahat; aşırı düşkünlük; gen. çoğ. eski Yunanistan ve Roma'da tanrılar ve özellikle Baküs için yapılan gizli dinsel törenlerde fazla heyecanlı şarkı söyleyip dans etme ve çılgınca hareketlerde bulunma.
13-organize f. düzenlemek, intizama sokmak; örgütlemek, teşkil etmek; teşekkül etmek, teşkilâtlanmak; sıralamak, tasnif etmek; yerleştirmek.
14-orgasm i., fizyol orgazm, özellikle cinsel ilişkide şiddetli heyecan; fazla heyecan, şiddetli hareket.
15-organo önek örgensel, organik.
16-org kıs. organic, organization, organized.










Sık kullanılanlara ekleyin! Copyright © 2008 sozcukcevir.com