|
1-organize | f. düzenlemek, intizama sokmak; örgütlemek, teşkil etmek; teşekkül etmek, teşkilâtlanmak; sıralamak, tasnif etmek; yerleştirmek. |
2-organo | önek örgensel, organik. |
3-organ | i., müz. org, erganun; biyol. örgen, uzuv; haber organı; araç, alet, vasıta. organ grinder latarnacı. organ loft kilisede org galerisi. organ stop org düğmesi. mouth organ ağız mızıkası. party organ parti organı. |
4-organdy | , organdie i. çok ince ve şeffaf muslin, organze. |
5-organic | s. örgensel, organik; yaşayan, canlı; tıb. organizmayı etkileyen (hastalık); kim. karbon bileşiklerine ait; kalıtımla geçen, doğuştan, yapısal. organic chemistry organik kimya. organic disease organik hastalık. organic law anayasa. organic substance organik madde. organically z. örgenlik bakımından, organik olarak. |
6-organism | i. örgenlik, organizma; oluşum, örgüt. |
8-organon | -num i. bir felsefenin ilke ve kurallarını meydana getiren sistem. |
9-organzine | i. bükülmüş ipek, ipek dokumasında atkı teli. |
10-organization | i. örgüt, kurum, teşekkül, dernek; düzen; düzenleme; organizma. |
11-organology | i. bitki ve hayvan organlarının yapı ve görevleriyle uğraşan biyoloji dalı. |
|
|
|
|
|