sözcük çevir
ç ğ ı ö ş ü ê î ß >> Metin çevirichange

İngilizce Türkçe
1-pick

i. kazma; kürdan; mızrap; seçme hakkı veya fırsatı; elle toplanan meyva miktarı; ucu sivri bir şey ile, dürtme.

2-pickerel

i. Kuzey Amerika'ya mahsus bir tür turnabalığı, zool. Esox lucius.

3-pickup

i. hız alma, hızlanma; pikap kolu; radyoda mikrofon tertibatı; alıcı veya kaydedici cihaz; oto pikap; k.dili gelişme, ilerleme; oyunda top yere dokunduktan sonra tutma veya vurma; k.dili canlandırıcı şey; (argo), slang avlanacak keklik, kaldırma.

4-pick

f. seçmek; delmek, delik açmak; kazmak; yolmak, koparıp toplamak; çıkartmak; azar azar yemek; aşırmak, çalmak; anahtarsız açmak (kilit); gagalamak; müz. telli çalgıları parmaklarla çalmak. pick a fight kavga etmek. pick and choose istedigi gibi seçmek. pick at ile oynamak; iştahsızca yemek; A.B.D., k.dili dır dır etmek. pick off koparmak; birer birer vurup düşürmek (tabanca ile). pick on seçmek; k.dili durmadan kusur bulup azarlamak, dır dır etmek. pick one's way engelleri yenerek kendine yol açmak. pick out seçmek, ayırmak; müz. ağır ağır nota çıkarmaya çalısmak. pick over ayıklamak. pick to pieces çekiştirmek; çürütmek (sav). pick up kaldırmak, toplamak; devşirmek; rasgele bulmak; pratik olarak öğrenmek, kulaktan öğrenmek (dil); almak; toplanmak; k.dili iyileşmek; ilerlemek, gelişmek; hızlanmak. a bone to pick paylaşılacak koz.

5-pickaninny

i., asağ. zenci çocuk .

6-pickax

i. kazma.

7-pickedover

s. elde kalan, elenmiş.

8-pickle

i., f. salatalık turşusu; salamura; k.dili sıkıntılı veya güç durum, varta: madeni eşyayı temizlemeye mahsus asitli karışım; ing., k.dili afacan çocuk; f. turşusunu kurmak, salamura yapmak; asitle temizlemek. pickled s. turşusu kurulmuş; rengi ağartılmış (tahta); (argo) sarhoş, slang turşu.

9-pickmeup

i., k.dili canlandırıcı içki.

10-pickpocket

i. yankesici.

11-picker

i. toplayıcı şey veya kimse; pamuk atma makinası; herhangi bir deliği temizlemeye mahsus alet.

12-picking

i. toplama; toplanılan şey; çoğ. toplanılacak artıklar; aşırma; aşırılan şey. slim pickings k.dili kıtlık, darlık, imkânsızlık.

13-picket

i., f. kazık; ask. ileri karakol, posta; inzibat postası; grev gözcüsü; f. kazıklarla etrafını çevirmek, kazık dikerek çit yapmak; hayvanı iple kazığa bağlamak; nöbetçi veya karakol koymak; karakol vazifesini yapmak; grev gözcülüğü yapmak. pick et fence kazıklardan yapılmış çit. picket line grev gözcülerinin meydana getirdiği hat. picket rope hayvanı kazığa bağlayacak ip.

14-picklock

i. anahtarsız kilit açan kimse; hırsız; maymuncuk, tavşan anahtarı.

15-pickaback

z. omuzda, sırtta.





Çeviriyi paylaş / Share result: facebook Google twitter Url:
makina burada
  Son aradıklarım
  Son arananlar / Last searches
outingilizce > türkçe09:45:22
yieldingilizce > türkçe09:43:39
revealingilizce > türkçe09:43:24
leakingilizce > türkçe09:43:10
assessmentingilizce > türkçe09:42:57
groundingilizce > türkçe09:42:30
deputyingilizce > türkçe09:42:14
şarküteritürkçe > ingilizce09:42:07
decoyingilizce > türkçe09:41:12
swearingilizce > türkçe09:41:01
  En çok arananlar / Hit searchs
hemen cevirtürkçe > ingilizce35397
seni seviyorumtürkçe > ingilizce6614
nasılsıntürkçe > ingilizce6337
merhabatürkçe > ingilizce5093
bentürkçe > ingilizce4399
selamtürkçe > ingilizce4021
babyloningilizce > türkçe3706
güzeltürkçe > ingilizce3331
aşkımtürkçe > ingilizce3301
feceingilizce > türkçe3104



ingilizce türkçe sözlük | ingilizce türkçe çeviri




firma limanı

Copyright © 2008-2010 sozcukcevir.com