|
|
|
|
| 1-readmit | (f.) tekrar (üyeliğe, öğrenciliğe) kabul etmek. |
| 2-readymix | (s.), ABD sulandırılarak kullanılmaya hazır. |
| 3-reader | (i.) okuyucu, okur; yayımlanacak eserleri eleştiren kimse; düzeltmen; okuma kitabı; (İng.) okutman. |
| 4-ready | (s.), (i.), (f.) hazır, anık, amade; yetenekli, istekli; çabuk kavrayan; (i.) hazır olma; gezleme durumu; (f.) hazırlamak. ready money hazır para, nakit. a ready pen iyi yazı yazma kabiliyeti. make ready for (bir şey için) hazırlamak. readily (z.) seve seve, gönüllü olarak. readiness (i.) hazır olma; anıklık; gönüllülük. |
| 5-readjustment | (i.) yeni şartlara alışma; alıştırma; yeniden düzenleme. |
| 6-read | (s.) okumuş, bilgili. well read çok okumuş, çok bilgili. |
| 7-read | (f.) (read) (red) (i.) okumak, kıraat etmek; anlamak, yorumlamak, tefsir etmek; çıkarmak, mana vermek; göstermek, kaydetmek; (metinde) yazılı olmak; okuyup öğrenmek; okunmak; (i.), (k.dili) okuma; okuma süresi. read between the lines kapalı anlamını keşfetmek. read out üyeliğini kaldırmak. read over baştan başa okumak; tekrar okumak. read (someone) to sleep kitap okuyarak uyutmak. |
| 8-readjust | (f.) tekrar düzeltmek, yeniden düzenlemek, yeniden ayarlamak; yeniden alışmak. |
| 9-reading | (i.), (s.) okuma; okunma; okunuş; edebi araştırma, çalışma; mana; okunacak metin; göstergenin kaydettiği öIçüm; metin; yorum; (s.) okumaya elverişli. reading desk kitap sehpası; kürsü. reading lamp masa lambası. reading room okuma salonu. |
| 11-readable | (s.) okunaklı; okumaya değer, ilginç. readabil'ity (i.) okunaklılık; okumaya değer olma. |
|
|
|
|