ç ğ ı ö ş ü ê î ß


İngilizce Türkçe
1-there (z.), (i.), ünlem orada; oraya; o noktada, o derecede; o hususta; (i.) o yer; ünlem İşte ! Alsana ! Gördün mü? (Bu kelime be fiilinden önce gelince varlık belirtir ve özne fiilden sonra gelir: There is still time. Vakit var daha. There is a burglar down tairs. Aşağıda hırsız var.There is no reason. Sebep yok. Is there anybody at home? Evde kimse var mı?). There, there, don't cry. Haydi, haydi, ağlama. There you are ! Demedim mi ! Buyurun ! all there (k.dili) uyanık, çevik. Are you there? Orada mısınız ? have been there haberdar. in there mücadele halinde. not all there (k.dili) kaçık. So there ! işte o kadar ! You have me there. işte bunu bilmem. You there, pay attention. Hey, önüne bak, dikkat et.
2-thereabout , thereabouts (z.) o civarda, oralarda, o sularda. there or thereabouts orada veya o civarda.
3-thereafter (z.) sonra; ondan sonra.
4-thereat (z.) orada; o sebepten; o zaman.
5-thereby (z.) onunla, o münasebetle, o suretle, ona uyarak.
6-therefor (z.) onun için, ona.
7-therefore (z.), bağlaç bu yüzden, bundan dolayı, onun için.
8-therefrom (z.) ondan, oradan.
9-therein (z.) o zaman içinde, orada, onda, o hususta.
10-thereinafter (z.) takip eden kısımda.
11-thereinto (z.) onun içine.
12-thereof (z.) ondan; bu sebepten, bundan dolayı.
13-thereon (z.) onun üzerine.
14-thereto (z.) ona, o yere, o şeye; ilâveten.
15-theretofore (z.) o vakte kadar, o zamandan evvel.
16-thereunder (z.) onun altına, onun altında.
17-thereupon (z.) onun üzerine, onun üzerinde; hemen, derhal.
18-therewith (z.) onunla; aynı zamanda.
19-therewithal (z.) bununla beraber, aynı zamanda.











Sık kullanılanlara ekleyin! Copyright © 2008 sozcukcevir.com