|
1-there | (z.), (i.), ünlem orada; oraya; o noktada, o derecede; o hususta; (i.) o yer; ünlem İşte ! Alsana ! Gördün mü? (Bu kelime be fiilinden önce gelince varlık belirtir ve özne fiilden sonra gelir: There is still time. Vakit var daha. There is a burglar down tairs. Aşağıda hırsız var.There is no reason. Sebep yok. Is there anybody at home? Evde kimse var mı?). There, there, don't cry. Haydi, haydi, ağlama. There you are ! Demedim mi ! Buyurun ! all there (k.dili) uyanık, çevik. Are you there? Orada mısınız ? have been there haberdar. in there mücadele halinde. not all there (k.dili) kaçık. So there ! işte o kadar ! You have me there. işte bunu bilmem. You there, pay attention. Hey, önüne bak, dikkat et. |
4-thereat | (z.) orada; o sebepten; o zaman. |
5-thereby | (z.) onunla, o münasebetle, o suretle, ona uyarak. |
7-therefore | (z.), bağlaç bu yüzden, bundan dolayı, onun için. |
9-therein | (z.) o zaman içinde, orada, onda, o hususta. |
12-thereof | (z.) ondan; bu sebepten, bundan dolayı. |
14-thereto | (z.) ona, o yere, o şeye; ilâveten. |
17-thereupon | (z.) onun üzerine, onun üzerinde; hemen, derhal. |
|
|
|
|
|