sözcük çevir
ç ğ ı ö ş ü ê î ß >> Metin çevirichange

Aranan kelime (Searched word): burn
İngilizce (english) Türkçe (turkish)
burn f. yanmak, yanıyor gibi olmak, alev alev olmak; ışık saçmak; parıldamak; tutuşmak; yakmak, tutuşturmak; kavurmak; pişirmek : A.B.D., (argo) aldatmak; A.B.D., (argo) elektrikle idam etmek. burn the candle at both ends kuvvetini fazla israf etmek. burn the midnight oil geceyi gündüze katmak, geç vakte kadar çalışmak. burn one's bridges behind oneself geri dönmemek üzere bir işe atılmak burn one's fingers (bir şeyden) ağzı yanmak. burn up yakıp bitirmek; yanıp bitmek. His ears are burning Kendisi yokken methediliyor.
burn i. yanık, yanık yeri; pişirme (tuğla veye kiremit); iskoç çay, ırmak, dere.
burner i. yakıcı şey, yakan kimse; gaz memesi, bek.
burnet i. mesine, küçük mesine, salatalık sebze, bot. Sanguisorba. great burnet aptes bozan otu, bot. Poterium officinale.
burning i., s. yakma, yakış; fırınlama; s. yanan, yanıcı; üzerinde çok münakaşa edilen, hararetli. burning glass pertavsız. burning point yanma noktası. fokus burning question hararetli sorun. burning shame rezalet, büyük ayıp.
burnish f., i. cilalamak; parlatmak; i. cilâ, parlaklık revnak. burnisher i. cilâcı perdahçı; mühre perdah kalemi.
burnout i. roketde yanmanın bitmesi.
burnsides bak. sideburns.
burnt bak. burn; s. yanık, yanmış. burnt offering tanrılara kurban edilmek üzere yakılan hayvan. burnt orange kırmızımsı sarı renk. burnt sienna kırmızımsı kahverengi boya. burnt umber kırmızıya çalan kahverengi boya.



Çeviriyi paylaş / Share results:



ingilizce türkçe sözlük | ingilizce türkçe çeviri

Sözcük Çevir'i araç çubuğuna ekleyip işinizi hızlandırın:
Sözcük Çeviri araç çubuğuna ekleyin




firma limanı

Copyright © 2008-2011 sozcukcevir.com