|
|
Aranan kelime (Searched word): care
| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) | | care | (i). endişe; merak; gaile; dikkat, ihtimam; tedbir, koruma, ilgi; eski üzüntü, sıkıntı. in care of eliyle. take care dikkatli olmak. take care of bakmak; muhafaza etmek. | | care | (f). merak etmek, endişe etmek; ilgilenmek, alakadar olmak; üstüne almak, vazife edinmek; hoşlanmak, özel bir ilgi duymak, meyli olmak. care for bakmak; ilgilenmek; beğenmek; arzulamak. I don't care. Umurumda degil. Bana ne? | | careen | (f)., (i)., (den). karinaya bastırmak, gemiyi yan yatırmak; kalafat etmek; yan yatmak (gemi); ABD sarsılmak; (i). karinaya bastırma, yan yatma. | | career | (i)., (s). meslek, meslek hayatı; meslekte başarı kazanma; sürat; (s). profesyonel. take up a career bir mesleğe girmek. career woman meslek sahibi kadın. in full career bütün hızı ile. careerist (i). meslek bakımından ilerlemeye meraklı olan kimse. | | career | (f). hızla gitmek veya koşmak. | | carefree | (s). keyfi yerinde, kaygısız, dertsiz. | | careful | (s). dikkatli; itinalı, tedbirli; ölçülü. carefully (z). dikkatle. carefulness (i). dikkat, dikkatli olma. | | careless | (s). dikkatsiz; ilgisiz, kayıtsız; düşünülmeden söylenmiş veya yapılmış; ihmalkar. carelessly (z). ihmalkar bir şekilde, dikkat etmeden. carelessness (i). dikkatsizlik, ihmal. | | caress | (i)., (f). okşama, kucaklama; (f). okşamak, sevmek, kucaklamak. caressingly (z). kucaklayarak. | | caret | (i). yazıda çıkma işareti ; atlanan bir bülümün cümlenin neresine geleceğini gösteren işaret. | | caretaker | (i). bir yerin hizmet işleriyle görevli olan kimse, bina yöneticisi. caretaker government geçici hukümet. | | careworn | (s). endişeden bitkin. |
|
|