|
|
Aranan kelime (Searched word): cool
| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) | | coolant | (i). soğutucu; soğutma tertibatında kullanılan gaz veya sıvı. | | cooler | (i). soğutma cihazı, soğutucu; buzlu içki; (argo). hapishane. | | cool | (f). serinletmek, serinlemek, soğutmak, soğumak, teskin etmek, sükunet bulmak. Cool it ! (argo). Sakin ol ! cool off, cool down sükunet bulmak, öfkesi geçmek. cool one-s heels bekleme odasında uzun süre beklemek. | | cool | (i). serinlik; (argo). sükünet, soğukkanIılık. He blew his cool. (argo). Soğukkanlılığını kaybetti. | | cool | (s). serin, oldukça soğuk (hava); serin tutan (elbise); sakin, kayıtsız, soğukkanlı, kendine hâkim; (ABD)., (k.dili). hakiki; (argo). iyi, mükemmel; (güz)., (san). mavi ve yeşil tonlarının hâkim olduğu. cool-headed (s). serinkanlı, heyecana kapılmayan. coolish (s). serince coolly (z). kayıtsızca, tasalanmaksızın. | | coolie | (i). (Uzak Doğuda, özellikle Hindistan ve çin'de) hamal veya rençper. |
|
|