| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) |
| coward | (i). korkak kimse. cowardly (s). korkak, ödlek, alçak, yüreksiz. cowardice, cowardliness (i). korkaklık, alçaklık, namertlik. |
| cowlick | (i). bilhassa alnın üstünde diğer saçların aksi yönünde çıkan bir tutam saç. |
| cowhide | (i)., (f). inek derisi; (f). dövmek. |
| cow | (f). yıldırmak, gözünü korkutmak. |
| cowcatcher | (i). Iokomotif mahmuzu. |
| cowcollege | (ABD)., (argo). yüksek ziraat okulu; üniversite seviyesinde fakat şehirden uzak yüksek okul. |
| cowberry | (i). kırmızı yaban mersini, (bot). Vaccinium vitis-idaea. |
| cowhand | (i). kovboy. |
| cowling | (i). uçak motorunun kapağı. |
| cowpuncher | (i)., (ABD)., (k.dili). kovboy, sığırtmaç. |
| cowslip | (i). çuha çiçeği, (bot). Primula veris. |
| cowled | (s). başlık şeklinde, kukuletalı. |
| cowbell | (i). ineklerin boynuna asılan çıngırak. |
| cowl | (i). manastır rahiplerinin giydikleri cüppe, bu cüppenin kukuletası; baca şapkası. |
| cowbane | (i). sığır baldıranı, (bot). Cicuta virosa. |
| cowpox | (i)., (tıb). ineklerde çiçek hastalığı. |
| cow | (i). inek; dişi fil, dişi balina, büyük dişi hayvan. cow shark boz camgöz, (zool). Hexanchus griseus. |
| cowboy | (i). kovboy, sığırtmaç. |
| cower | (f). çömelmek, korkudan yere çökmek, korkup çekilmek. |
| cowry | (i). Asya ve Afrika'nın bazı yerlerin depara olarak kullanılan birkaç çeşit ufak deniz salyangozu kabuğu. panther cowry yılanbaşı, (zool). Cypraea pantherina. |