Anasayfa | Metin Çeviri | Okunuşu Dinleyin | Araç çubuğuna ekleyin | Son Eklenen Kelimeler | Türkçe down
sözcük çevir
İngilizce Türkçe Almanca Fransızca İspanyolca Romence Arnavutça Breton Çekçe Danca Endonezya Dili Eskenazi Dili Esperanto Estonyaca Felemenkce Fince İskoçca Galce Gürcüce İtalyanca İzlandaca Katalanca Korsika Dili Kürtçe Lehçe Letonya Dili Litvanya Dili Macarca Madagaskar Dili Norveçce Portekizce Br. Portekizce Por. Sırpça Slovakça Slovence Valonca Vietnamca
ç ğ ı ö ş ü ê î ßchange


İngilizce > Türkçe :

double

okunuşu dinleyin
İngilizce (english) Türkçe (turkish)
double (f). iki misli yapmak; iki ile çarpmak; bukmek, iki kat yapmak; sıkmak (yumruk); iki mislini ihtiva etmek, iki misli kıymeti olmak; bir burunu dolaşmak (gemi); (müz).bir oktav daha yüksek veya daha alçak ses vermek; iki misli olmak; aynı yoldan geri dönmek; bükülmek, katlanmak; tiyatro aynı piyeste iki rol almak; for ile dublorluk etmek; briç kontr yapmak double up eğilmek, vu cudunu kıvırmak, iki buklum etmek veya olmak, bukülmek; (A.B.D.)., (k.dili). paylaşmak doubling i iki kat etme veya olma
double (i)., (s)., (z). iki kat, çift, iki misli;eş, aynı; kat; hile, oyun; tiyatro, (sin). dublör; briç kontr; (s). iki kat, iki kere, iki misli; çift; bükülmüş, katlı; iki kişilik; iki yüzlü; (müz). bir oktav daha alçak ses veren; (z). çift çift, iki kat, iki misli. doubleacting (s). iki taraflı çalışan, iki misli tesiri olan. double agent iki taraflı çalışan casus. doublebanked (s)., den kürekçileri çift çift oturan, iki sıra kürekçisi olan (gemi, kayık). double bass kontrbas. double bed iki kişilik karyola veya yatak. double boiler benmari. double bottom den. çifte karina doublebreasted (s). kruvaze (ceket), çift düğmeli. double check (f). tekrar kontrol etmek, çifte kontrol yapmak, emniyet tedbiri olarak tekrar gözden geçirmek. double chinned çifte gerdanlı, katmerli gerdanı olan. doublecross (f)., (i)., (argo). verdiği sözden dönerek aldatmak; aldatmak, kazık atmak; (i). aldatma, kazık atma. doubledate (f). iki çiftin birlikte gezmesi. doubledealer (i). iki yüzlü kimse, dolandırıcı, sahtekar kimse. doubledecker (i). iki katlı otobüs veya yatak; den su hattının üzerinde iki güvertesi bulunan gemi. doubleedged (s). iki tarafı keskin; hem lehte hem aleyhte olan. doubleended (s). iki ucu bir olan. doubleender (i). iki yönde aynı kolaylıkla gidebilen lokomotif veya gemi. double, entendre (i)., (Fr). iki tarafa çekilebilecek söz, lastikli söz. double entry muhasebede her işlemi iki defa gösteren defter tutma usulu. double exposure foto (yanlışlıkla) bir negatifte çekilen iki ayrı poz. doublefaced (s): iki yüzlü; iki taraflı (kumaş). double featuresin iki filim bir arada. doublehanded (s). iki eli olan, iki elli; hilekâr; iki elle kullanılmaya mahsus. doubleheaded (s). çift başlı. doubleheader (i). iki lokomotifle çekilen tren; iki takım arasında üst üste yapılan iki karşılaşma. double jeopardy (huk). aynı suçtan ikinci defa yargılama doublejointed (s)., (tıb). çok oynak mafsallı. doublepark (f). arabayı yolun ortasında bırakmak; k
doublet (i). Rönesans devrinde erkek lerin giydiği bir çeşit yelek; iki parçadan meydana gelen sahte taş; eş, aynı; (matb). yanlışlıkla tekrar dizilen satır veya kelime. doublets (i). atılınca çift gelen zarlar.





Copyright © 2008-2016 sozcukcevir.com