sözcük çevir
ç ğ ı ö ş ü ê î ß >> Metin çevirichange

Aranan kelime (Searched word): fore
İngilizce (english) Türkçe (turkish)
forearm (i)., (anat). önkol,kolun dirsekle bilek arasındaki kısmı.
forebear (i)., (gen). (çoğ). ata cet.
forebode (f). önceden haber vermek; (özellikle uğursuz bir şeyi) önceden hissetmek. foreboding (i). kötü bir şeyin vuku bulacağını önceden hissetme, önsezi.
forecast (i). tahmin, hava tahmini.
forecourt (i). ön avlu ön bahçe.
foredeck (i)., (den). güvertenin ön tarafı, bilhassa palavranın ön tarafı.
forefinger (i). işaret parmağı.
foreground (i). ön plan. in the foreground ön planda, ön tarafta, göze çarpacak yerde.
forehand (i)., (s)., tenis sağ vuruş, forhend; atın boynu ve omuzları; menfaatli mevki; (s). sağ vuruşla yapılan; önderlik eden; önceden yapılan.
foreleg (i). (hayvanlarda) ön ayak.
foremost (s)., (z). başta gelen, en öndeki; (z). başta. first and foremost en başta, evvelâ. head foremost başı önde; çekinmeden.
forepart (i). ön taraf, ilk kısım.
forerun (f). (ran, run) önden koşmak, koşup geçmek, önünden gitmek; müjdelemek. forerunner (i). selef; cet, ata; müjdeci, haberci.
forestay (i)., (den). pruva ana istralyası.
forester (i). ormancı; siyah bir cins pervane, (zool). Ageristus; bir çeşit büyük kanguru, (zool). Macropus giganteus.
forethought (i). ihtiyat, tedbir; basiret; evvelden düşünme.
foretop (i). (den). pruva çanaklığı.
forewarn (f). önceden ikaz etmek, uyarmak.
foreword (i). önsöz mukaddeme.
forefather (i). ata, cet.
forefront (i). en öndeki yer, ön taraf, ön sıra.
foretopsail (i). pruva gabya yelkeni.
forearm (f). önceden silâhlandırmak.
foreclosure (i)., (huk). ipotekli malı sahibinin kaybetmesi, hakkın düşmesi.
forefoot (i). ön ayak.
forego (bak). forgo.
foretoken (i)., (f). ihtar, bir şeyin olacağına dair belirti; (f). evvelden uyarmak, ikaz etmek.
foretopgallantsail pruva babafingo yelkeni.
fore (s)., (i). ön taraftaki, öndeki; ilk; daha evvelki; (i). ön; önde olan şey; (den). baş taraf, pruva. come to the fore başa geçmek, öne geçmek. the fore part ön taraf, baş taraf.
fore (z)., ünlem ön tarafta, baş tarafta önde; ünlem Dikkat ! (golf oyununda önde bulunanlara tehlikeyi ihtar için bağırma). fore and aft (den). bas ve kıç istikametinde (gemi).



Çeviriyi paylaş / Share results:



ingilizce türkçe sözlük | ingilizce türkçe çeviri

Sözcük Çevir'i araç çubuğuna ekleyip işinizi hızlandırın:
Sözcük Çeviri araç çubuğuna ekleyin




firma limanı

Copyright © 2008-2011 sozcukcevir.com