|
|
Aranan kelime (Searched word): hang
| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) | | hang | (f.) (hanged) asarak idam etmek . | | hang | (i.) duruş (etek, perde); anlam, mana, kullanılış tarzı; sarkma, asılış. get the hang of usulünü öğrenmek, manasını kavramak. not give a hang aldırmamak, umursamamak . | | hang | (f.) (hung) asmak; takmak; sarkıt mak; eğmek (baş); kaplamak, yapıştırmak; ABD engellemek, mani olmak (jüri kararı); asılmak, asılı olmak, sallanmak, sarkmak . hang around (k.dili) başıboş gezerek beklemek. hang back tereddüt etmek, çekinmek . hang fire zamanında ateş almamak; neticesi çıkmamak. hang heavy yavaş geçmek (zaman). hang in the balance muallâkta olmak . Hang it ! Lânet olsun ! hang on bağlı olmak; yapışmak; peşini bırakmamak. hang out sarkmak, asılmak; sarkıtmak, asmak; argo (bir yerde) vakit geçirmek, oyalanmak. hang over abanmak, sarkmak, başında olmak (iş); tehdit etmek; eskiden kalmış olmak. hang together daima beraber olmak, birbirinden ayrılmamak; birbirini tutmak. hang up geri bırakmak, ertelemek, tehir etmek; ABD kapamak (telefon). be hung up on aklı bir şeye takılmak; bir şeyin delisi olmak; tutturmak . | | hangar | (i.) hangar . | | hangdog | (i.), (s.) sinsi adam; (s.) alçak, habis; mahcup, ürkek, korkak. | | hanger | (i.) askı, askı kancası; çengel; elbise askısı; oto makas köprücüğü; asan kimse, asıcı kimse. | | hangeron | (i.) tufeyli, çanak yalayıcı kimse, slang beleşçi kimse. | | hanging | (i), (s.) asma; ipe çekerek idam; (çoğ.) oda duvarlarına asılan kumaş; (s.) asılı, sarkan; askıda kalmış, bir sonuca varılmamış; idama layık; idam cezası vermeye meyilli. | | hangman | (i.) cellât . | | hangnail | (i.) şeytantırnağı . | | hangout | (i.), argo ev, mesken, sık gidilen yer . | | hangover | (i.), ABD, (k.dili) içkiden meydana gelen baş ağrısı; geçmiş zamandan kalmış olma . | | hangup | (i.), argo güçlük, engel; özel mesele; meraklısı olunan şey; takınak . |
|
|