|
|
Aranan kelime (Searched word): jew
| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) | | jew | i. Yahudi. Jewbaiting i. Yahudilere eza etme. jew's-harp i. dişlerin arasına sıkıştırılarak çalınan ufak bir çalgı, ağız tamburası. jew's mallow bir tür ebegümeci, bot. Corchorus olitorius. jew's pitch Lut gölü civarından elde edilen madeni. zift. wandering Jew telgrafçiçeği, bot. Tradescantia fluminensis. | | jew | f., jew down k.dili, asağ. alışverişte pazarlığı kendi lehine kabul ettirmek. | | jewel | i., f. (-ed, -ing veya -led, -ling) kıymetli taş, cevher, mücevher; cep saatlerinin içindeki taş; değerli şahıs veya şey; f. kıymetli taşlarla süslemek; cep saatlerinin mil yuvalarına kıymetli taş yerleştirmek. jeweller i. kuyumcu; mücevherat satıcısı. jewelry, İng. jewellery i. mücevherat; kuyumculuk. | | jewish | s. Musevilere ait. | | jewry | i. Musevi halkı. |
|
|