|
|
Aranan kelime (Searched word): miss
| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) | | missouri | i. Amerikada Missouri nehri; Missouri eyaleti. from Missouri A.B.D., k.dili şupheci, delilsiz inanmayan. | | misstate | f. yanlış ifade etmek, yalan katarak anlatmak. misstatement i. yanlış ifade, hata; yalan. | | miss | f. vuramamak, vurmamak, isabet ettirememek veya etmemek; bulamamak, kaçırmak, yanlışlıkla atlamak, ele geçirememek; özlemek, yokluğunu hissetmek, aramak. miss fire ateş almamak. miss out atlamak, görmemek; gidememek, kaçırmak. miss the point meseleyi kavramamak. He just missed being run over ezilmekten zor kurtuldu. | | miss | i. nişanı vuramayış, isabet ettire meyiş; başarısızlık. A miss is as good as a mile Fırsatı kaçırdlktan sonra, iyi mi, kötü mü olduğu farketmez. | | missive | i. mektup, tezkere. | | misspend | f. (-spent) kötü harcamak, boş yere sarfetmek, boşuna geçirmek . | | missel | i. ökseardıcı, zool. Turdus viscivorus. | | missile | i. mermi, kurşun; ok, merak; atılan şey; güdümlü mermi. | | missing | s. eksik, olmayan, kayıp. missinglink bak. link the missing savaşta kayıp askerler. There is a page missing bir sayfa eksik . | | missal | i., kil. Katolik kilisesinde Aşai Rabbani ayini kitabı; dua kitabı. | | missionary | i. misyoner . | | mississippi | i. Mississippi nehri; Mississippi eyaleti . | | misspell | f. (-spelled veya -spelt) imlasını yanlış yazmak. misspelled s. imlası bozuk. | | misstep | i. yanlış adım; yanlış teşebbüs. | | misshape | f. (-shaped, -shapen) kötü biçim vermek, biçimsizleştirmek misshapen s. biçimsiz, kötü biçimli. | | missilry | i. roket veya güdümlü mermi yapma ve kullanma sanatı. | | mission | i. memuriyet veya vazife ile bir yere gönderilen kimseler; misyon, memuriyet, vazife, görev, hizmet; misyoner heyeti; misyonerlerin faaliyet sahası: A.B.D. sefarethane, elçilik; kilisede yapılan özel toplantı veya vaiz serisi; imaret, fakirlere yardım evi; en büyük arzu, hedef, amaç; aşk uçuş. | | missis | i., k.dili, the ile evin hanımı; eş, karı. | | miss | i., k.dili genç kız; b.h. Matmazel, Bayan (soyadından evvel gelir). |
|
|