|
|
Aranan kelime (Searched word): peace
| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) | | peaceful | s. rahat, asude, sakin; mulâyim, yumuşak başlı, uysal. peacefully z. sükunetle, uysallıkla. peacefulness i. sükunet, uysallık. | | peacemaker | i. barıştırıcı kimse, uzlaştırıcı kimse. | | peacetime | i. hazar, barış, sulh dönemi. | | peacekeeper | i. arabulucu kimse veya grup. | | peaceable | s. sulh taraftarı, barış sever; sakin. peaceableness i. barışseverlik. peaceably z. sulh ile, sükunetle. Peace Corps Barış Gönüllüleri. | | peacekeeping | i. ateşkesten sonra tarafların antlaşma koşullarına uymasını sağlama. | | peace | i. huzur, sükun, rahat; barış, hazar, sulh, selâmet; asayiş; sukunet; barış anlaşması; barışma, uzlaşma; iç huzuru. Peace be with you Selâmünaleyküm. peace offering barış ve uzlaşma gayesiyle verilen hediye. peace pipe dostluk ve banş çubuğu (Kızılderililerde). at peace barış halinde; huzur içinde, rahata kavuşmuş. hold one's peace susmak, bir şey söylememek. justice of the peace sulh hâkimi. keep the peace sulhu korumak. make peace with bir kimse ile barışmak. |
|
|