|
|
Aranan kelime (Searched word): prove
| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) | | provender | i. hayvan yemi. | | proverbial | s. darbımesele ait, darbımesel gibi, atasözü kabilinden; herkesçe bilinen, ünlü, meşhur. proverbially z. herkesçe bilindiği gibi. | | provencal | s., i. Fransa'da Provans vilâyetine ait; i. Provanslı kimse; Provans lehçesi. | | prove | f. (-d,-d veya proven) tanıtlamak, ispat etmek, doğruluğunu tespit etmek; denemek; tecrübe ile anlatmak; mat. sağlamasını yapmak; olmak; çıkmak. proving ground tecrübe sahası, deneme alanı. | | provenance | i. kaynak, köken, asıl, menşe. | | provenience | i. kaynak, köken, esas, menşe. | | proverb | i. darbımesel, atasözü; mesel; çoğ., b.h. Süleyman'ın Meselleri kitabı. |
|
|