Anasayfa | Metin Çeviri | Okunuşu Dinleyin | Araç çubuğuna ekleyin | Son Eklenen Kelimeler | Türkçe down
sözcük çevir
İngilizce Türkçe Almanca Fransızca İspanyolca Romence Arnavutça Breton Çekçe Danca Endonezya Dili Eskenazi Dili Esperanto Estonyaca Felemenkce Fince İskoçca Galce Gürcüce İtalyanca İzlandaca Katalanca Korsika Dili Kürtçe Lehçe Letonya Dili Litvanya Dili Macarca Madagaskar Dili Norveçce Portekizce Br. Portekizce Por. Sırpça Slovakça Slovence Valonca Vietnamca
ç ğ ı ö ş ü ê î ßchange


İngilizce > Türkçe :

sex

okunuşu dinleyin
İngilizce (english) Türkçe (turkish)
sex önek altı.
sex (i.) seks, eşey, cinslik, cinsiyet. sex appeal cinsi cazibe, seksapel. sexless (s.) eşeysiz, cinsliksiz, cinsiyetsiz.
sexagenarian (s.), (i.) altmışa ait; (i.) altmış ile yetmiş yaşları arasındaki kimse, altmışlık kimse.
sexagenary (s.), (i.) altmış, altmışar; altmış yaşındaki; (i.) altmışlık kimse.
sexagesimal (s.) altmış sayısına ait.
sexcentenary (s.), (i.) altı yüz; (i.) altı yüz yıllık devre; altı yüzüncü yıldönümü.
sexennial (s.), (i.) altı senede bir olan; altı sene süren; (i.) altı senede bir yapılan şey. sexennially (z.) altı senede bir.
sexology (i.) seksoloji, cinslik bilim.
sextan (s.), (i.), (tıb.) altı günde bir gelen (nöbet).
sextant (i.) sekstant, gemicilikte bir gökcisminin yüksekliğini ölçen alet.
sextette (i.), (müz.) altı sesle söylenen veya altı çalgı ile çalınan parça: altılı koro veya orkestra; altılı takım.
sextile (s.), (i.) iki gezegen arasındaki altmış derecelik mesafeye ait; (i.), (astr.) bir birinden altmış derecelik mesafe ile ayrılmış iki gökcismi.
sextillion (i.) Amerikan ve Fransız usulüne göre 21 sıfırlı sayı; İngiliz usulüne göre 36 sıfırlı sayı.
sextodecimo (s.), (i.) on altı yapraklı kağıt tabakası; (i.) ortalama 10x15 cm ebadında olan kitap, (kıs.) 16 mo. veya 16 derece.
sexton (i.) zangoç; küçük ölü hayvanları gömen bir cins böcek, (zool.) Necrophorus.
sextuple (s.), (f.) altı kat, altı misli; (f.) altı ile çarpmak.
sextuplet (i.) bir batında doğan altı çocuktan biri; altılı takım.
sexual (s.) cinsiyete ait, cinsi, seksüel; (biyol.) cinsiyeti olan. sexual intercourse cinsel ilişki. sexual organs tenasül uzuvları. sexuality (i.) cinsiyet; seks kuvvetine sahip olma. sexually (z.) cinsel bakımdan.
sexy (s.), (k.dili) seksi cinsel arzu uyandıran.





Copyright © 2008-2014 sozcukcevir.com