|
|
Aranan kelime (Searched word): shall
| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) | | shallop | (i.) kayık, sandal, şalopa. | | shall | (f.) (should) gelecek zaman kipini teskil eden yardımcı fiil, ecek. kararlılık: I pledge my life that they shall be free. Hür bırakılacaklarına hayatım üzerine ant içerim. söz verme: You shall have what you need. Ne gerekirse vereceğim. emir: You shall not kill. Öldürmeyeceksin. kaçınılmazlık: Whatever shall be... Kısmet neyse... | | shallot | (i.) bir çeşit yabani sarmısak veya ufak soğan. | | shallow | (s.), (i.), (f.) sığ; sathi, yüzeysel; (i.) sığ yer, kumsal; (f.) sığlaştırmak. shallow breathing soluma. | | shalloon | (i.) astarlık ince yünlü kumaş. |
|
|