|
|
Aranan kelime (Searched word): soul
| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) | | soul | i. ruh, can; zenci müziğinin uyandırdığı heyecan veya his; fels. tin; hissiyat, maneviyat; öz, nüve; kök, temel; canlılık; şahıs, kişi, kimse. soul brother A.B.D. zenci soydaş. soul food A.B.D. Güneyli zencilere özgü yemek. | | soulless | s. ruhsuz, hissiz, duygusuz, cansız. | | soul-searching | i. kendi kendini inceleme, kendine eğilme. | | soulful | s. duygulu, hisli, anlamlı, manalı. soulfully z. duygulu bir şekilde. soulfulness i. duygululuk, hislilik. |
|
|