|
|
Aranan kelime (Searched word): sow
| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) | | sow | f. (-ed, -ed veya sown) tohum ekmek, tohum saçmak; yaymak, saçmak, neşretmek. sow one's wild oats gençlikte çılgınlıklar yapmak, başında kavak yelleri esmek. | | sow | i. dişi domuz; mad. erimiş maden oluğu; bu olukta yapılan maden külçesi. sow thistle eşek marulu, bot. Sonchus oleraceus. | | sowbread | i. tavşankulağı, siklamen, buhurumeryem, bot. Cyclamen europaeum. |
|
|