|
|
Aranan kelime (Searched word): stale
| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) | | stale | f., i. kaşanmak, işemek (at veya sığır); i. at veya sığır sidiği veya kaşanması. | | stalemate | i., f. satranç oyununda şahın kiş denmemiş fakat nereye oynarsa kiş denecek vaziyette olması, pata; iki taraftan her biri kımıldanamaz halde olma; faaliyetsizlik; f. satrançta şah demeden hareket edemez hale getirmek; kımıldanamaz hale koymak. | | stale | s., f. bayat, durmuş, eski; adi; yıpranmış, bitkin (fazla spor yapanlar için kullanılır); f. bayatlatmak, tazeliğini gidermek; bayağılaştırmak. staleness i. bayatlık. |
|
|