| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) |
| wake | i. geceleri ölüyü bekleme; ölüyü beklerken verilen ziyafet; dini merasim için sabahlama. |
| wake | i. dümen suyu, geminin izi. in the wake of yakından izleyen; (bir şeyin) sonucu olarak; peşinden. |
| wake-robin | i. danaayağı, bot. Arum maculatum. |
| wake | f. (-d veya woke, woken) uyanmak; uyanık kalmak; canlanmak, yeni hayat bulmak; uyandırmak; ikaz etmek; canlandırmak, ihya etmek; leh. ölünün başında beklemek, sabahlamak. |
| waken | f. uyandırmak; ikaz etmek; harekete getirmek; uyanmak. |
| wakeful | s. uyanık, tetikte olan; uykusuz. wakefully z. uyanık olarak. wake fulness i. uyanıklık. |