|
|
Aranan kelime (Searched word): was
| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) | | wash | i., s. yıkama, yıkanma; çamaşır; deniz veya nehir suyunun çalkanmasından hasıl olan ses; dalga sesi, kürek palası veya gemi çarkının meydana getirdiği su akıntısı; dalgaların sahile attığı süprüntü; sulu mutfak artığı; ağıza güzel koku vermek için kullanılan sıvı; losyon; tuvalet suyu; güz. san. ince suluboya tabakası; kuru vadi; toprak aşınması; ince tabaka kaplama; s. yıkanabilir. This tray has a gold wash. Bu tepsi altın suyuna batırılmış. | | wash-and-wear | s. ütü istemez ve yıkanabilir. | | washcloth | i. sabun bezi. | | washedout | s. solmuş, solgun, soluk; k.dili. çok yorgun, bitkin; batkın, müflis. | | washer | i. yıkayan şey veya kimse; mak. pul, rondela; çamaşır makinası; gaz yıkama cihazı. | | washing | i. yıkama, yıkanma; çamaşır; ince madeni kaplama. washing machine çamaşır makinası. washing soda çamaşır sodası. | | washington | i. Washington. | | washout | i. sel basması ile meydana gelen çukur; sel sularının sürüklemesi;( argo) başarısızlık; yıkama. | | washstand | i. lavabo. | | washtub | i. çamaşır teknesi, leğen. | | washy | s. sulu, kuvvetsiz, çorba gibi, hafif. | | wasn't | kıs. was not. | | wasp | i. yabanarısı, zool. Vespa; sarı arı. wasp waist sıkma bel. | | waspish | s. huysuz; ince belli. | | waspy | s. hırçın. | | wassermann test | tıb. frengi teşhis testi. | | wasteful | s. harap eden; müsrif, savurgan, boş yere ziyan eden. wastefully z. israf ederek. wastefulness i. israf, ziyankarlık. | | wastepaper | i. atılacak kâğıt, çöp kağıt. | | was | bak. be. | | washrag | i. sabun bezi. | | wasp, wasp | i., A.B.D., aşağ., (argo) beyaz Protestan Amerikalı. | | waste | f. harap etmek, viraneye çevirmek; aşındırmak, kullanıp yıpratmak; harcamak, boşuna sarfetmek, israf etmek; kaybetmek; (argo) öldürmek; aşınmak; heba olmak; aşırı derecede kilo vermek. waste away zayıflaya zayıflaya eriyip gitmek; ağır ağır azalmak veya telef olmak. wast'ing s. zayıflatıcı, çöktürücü; harap eden. | | waster | i. israfçı. | | wastrel | i. müsrif kimse; bir işe yaramaz kimse; avare kimse. | | washerwoman | i. çamaşırcı kadın. | | wasteland | i. çorak toprak, metruk arazi, beyaban. | | washboard | i. üstünde çamaşır yıkanan oluklu tahta; den. dalga girmesin diye kapının önüne veya güverteye konulan siper; girintili çıkıntılı yol. | | wast | (eski) -idin. | | waste | s., i. atılmış, kullanılmaz; bedenden çıkarılmış, ifraz edilmiş; boş, hali, terkedilmiş; çorak; viran, harap; artık, yeterinden fazla; i. israf, telef, çarçur, heder, savurma; iyi kullanmama, değerlendirmeme; boş arazi; metruk arazi; beyaban; ıssız yer; yıkım, harabiyet; kullanılmadan boşa giden şey, fire; çöp, artık. waste pipe kutlanılmış veya fazla suyu boşaltma borusu. waste steam fazla buhar, çürük buhar. go to waste ziyan olmak, heder olmak, boşa gitmek. lay waste harap etmek, viraneye çevirmek. | | wastebasket | i. çöp sepeti. |
|
|