|
|
Aranan kelime (Searched word): wool
| İngilizce (english) | Türkçe (turkish) | | wool | i. yün, yapağı; yün gibi yumuşak ve tüylü şey; kıvırcık ve kısa saç. wool comber yün tarayıcısı. all wool and a yard wide halis, saf, katışıksız. dyed in the wool dokunmadan önce boyanmış; sabit fikirli, önyarıglı. glass wool cam elyafı. pull the wool over one's eyes k.dili. aldatmak, coloq. gözünü boyamak. virgin wool ilk kez dokunmuş yün. | | woolsack | i. yün çuvalı; İng. Lordlar Kamarası başkanının meclisteki yün minderi. be raised to the woolsack İng. Lordlar Kamarası başkanı ve adalet bakanı olmak. | | woolen, woollen | s., i. yünden yapılmış, yünlü, yün; i. yünlü; çoğ. yünlüler. | | woolfell | i. post. | | wool-clip | i. bir koyundan bir senede kesilen yapağı miktarı. | | woolgrower | i. yünü için koyun besleyen kimse. | | woolstapler | i. yün tüccarı; yün çeşitlerini ayırıp tasnif eden kimse. | | woolpack | i. yün balyası; yün balyası bağı; bulut yığını. | | wool-dyed | s. dokunmadan önce boyanmış. | | woolgathering | i. aklı başka yerde olma, hayal kurma, dalgınlık, dalgacılık. woolgatherer i. dalgın kimse. | | woolly, wooly | s., i. yünlü, yün gibi; yumuşak; bulanık, karışık, dağınık; flu, net olmayan, yoz; i. yünlü iç çamaşır; yünlü. woolliness i. yün gibi oluş. |
|
|