| İngilizce | Türkçe | | malt | i., f. çoğunlukla bira yapmak için çimlendirilmiş arpa, malt; f. arpa veya başka tahıldan malt yapmak, malt veya malt ... |
| | serpent | (i.) yılan; iblis; yılan gibi hain adam; eskiden kullanılan yılankavi bir nefesli çalgı.... |
| | pocket | i. cep; para, maddi imkân; çukur, gedik; bilardo masasının dört köşesindeki çukurcuklardan her biri; içinde maden cevhe... |
| | hosier | i., İng. çorapçı, çorap satıcısı. hosiery i. çoraplar; çorap fabrikası; dokuma, mensucat; mensucat fabrikası.... |
| | lambency | (i.) hafif parlaklık.... |
| | exostosis | (i)., (anat). kemik şişi.... |
| | saddlebow | i. eyer kaşı.... |
| | hardtop | (i.) (oto.) üstü çelik araba .... |
| | petit | s. küçük, ufak. petit jury bir davada son kararı veren on iki kişilik juri heyeti. petit mal tıb. sara hastalığının ha... |
| | photometrical | s. ışıkölçerle ilgili.... |
|
|
| Türkçe | İngilizce | | kabarcıklı | bubbly. blistered. pimply. fizzy.... |
| | nominal | A nominal dimension is the industry term used to approximate a door size.... |
| | tutulmak | click. to be caught. to be eclipsed. to have a cramp. to fall in love with. to be affected. to be held. to be eclipsed. ... |
| | plankton | Small floating or drifting life forms in water bodies Plankton includes both plants and animals that are carried passive... |
| | öz | compact. compendious. full. genuine. german. own. whole. self. marrow. essence. cream. substance. kernel. extract. essen... |
| | baro | Korean command meaning to finish and return to starting position.... |
| | firuze | turquoise. turquoise blue. azure.... |
| | tüketmek | exhaust. consume. use up. finish. eat. spend. waste. deplete. destroy. dispose of. drain. eat up. erode. expend. extingu... |
| | yüzleştirmek | confront.... |
| | bakanlar kurulu | cabinet.... |
|
|
|