ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar
Türkçe İngilizce
1-hemen immediate. prompt. immediately. instantly. directly. in no time. instantaneously. on the spot. anon. bang off. right of the bat. forthwith. out of hand. incontinently. in an instant. on the instant. instanter. in a jiffy. now. at once. in short order.
2-hemen at once. immediately. right away. right now. nearly. almost. about. as soon as. without delay. directly. forthwith. in the instant. instanter. instantly. in no time. right off. straight off. pronto. shortly. soon. straightaway. then and there. thereupon.
3-hemen hemen about. almost. much. nearly. practically. virtually.
4-hemen directly. forthwith. immediately. instantly. quick. straightaway. at once. right now. just. nearly. almost. right away.
5-hemen hemen all but.
6-hemen hemen almost. very nearly. pretty soon.
7-hemencecik sharpish. in no time. trice in a.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
doğuran kadınTr > Eng04:04:55
doğum aniTr > Eng04:04:33
scraperEng > Tr04:02:01
kendinden eminTr > Eng03:57:58
anticipatingEng > Tr03:56:44
anticipatingTr > Eng03:56:36
fantazisingTr > Eng03:55:09
parmesanEng > Tr03:44:55
miterEng > Tr03:42:44
ben kariyer yapTr > Eng03:36:52
  En çok arananlar / Hit searchs
seni seviyorumTr >> Eng849
nasılsınTr >> Eng631
merhabaTr >> Eng410
aşkımTr >> Eng357
selamTr >> Eng326
benTr >> Eng276
hemenTr >> Eng272
senTr >> Eng241
aşkTr >> Eng224
gizliTr >> Eng191



  Rastgele kelimeler / Random words
İngilizce Türkçe
bight i. körfez, koy; den. roda, kroz; halat bedeni....

backsaw (i ) sırtı madeni bir çubukla kuvvetlendirilmiş ince dişli bir çeşit testere....

desolate (s). terkedilmiş, metruk, ıssız, tenha, boş, perişan, harap; kimsesiz, yalnız. desolately (z). terkedilmiş olarak....

perihelion i., astr. bir gezegen veya kuyruklu yıldız yörüngesinin güneşe en yakın olan noktası, hadid noktası...

allusion (i). ima, kinaye, imleme, bahis, zikir....

outlaw i., f. kanuna karşı gelen kimse; kanuni haklardan yoksun bırakılmış kimse, sürgün; f. yasaklamak; kanun dışı ilan etme...

necrotic s. çürüyen....

afresh (z). yeniden, tekrar....

horseplay i. eşek şakası; hoyratlık....

forestay (i)., (den). pruva ana istralyası....

Türkçeİngilizce
kondisyon condition. form. nick. shape. trim....

uca fiddler crabs....

başkanlık chairmanship. presidency....

kazazede victim of an accident. struck by an accident. shipwrecked person....

tepki reaction. response. answer. countercheck. reagent. rebound. reception. repercussion. revulsion. take. repercussions....

tırnak finger nail. lug. strut. back stop. prong. trippet. extractor. pallet. point. hoof. dog. ungula. talon. tumbler. tab. ca...

deneme süresi probation....

giymek slip. wear. to wear. to have sth on. to put on. to slip on....

mutluluk happiness. well-being. felicity. bliss. blissfulness. elation. glory. heaven. nirvana. weal. welfare. sense of well-bein...

şapkacı hat shop. hatmaker. hatter....

TürkçeAlmanca
ev hanimi Hausfrau *...

büyük ba$ hayvan sürüsü ...

toplumsal,sosyal gesellschaftlich , öffentlich...

birle$ik ; standart Bundes ; Norm...

cüzzam hastaligi Lepra *...

ufak,küçük klein * *...

irin , cerahat Mikrobe *...

$art,ko$ul Bedingung , Umstand...

ahali,sakin Ortsansässige **...

kivilcim,parilti ...





Sık kullanılanlara ekleyin! Copyright © 2008 sozcukcevir.com