| İngilizce | Türkçe | | terrible | (s.) korkunç, korkulacak, dehşetli; (k.dili) aşırı, çok, pek. terribly (z.) müthiş bir şekilde; aşırı derecede, çok.... |
| | cardboard | (i). mukavva, karton.... |
| | hex | (i)., (f)., (A.B.D)., (k).dili büyü, nazar; (f). nazarı değmek.... |
| | hypocaust | i., eski mim. hamam ve odaları ısıtmaya mahsus yeraltı ısıtma tertibatı.... |
| | helpful | (s).faydalı, yararlı, işe yarar, yardımcı; yardımsever. helpfully (z). faydalı bir şekilde. helpfulness (i). yardım, i... |
| | casual | (s).,(i). tesadüfen olan; kasıtlı olmayan, rasgele; dikkatsiz, ihmalci; ilgisiz;(i). ihtiyaç oldukça gündelikle tutula... |
| | seiche | i. bir gölde su seviyesinin ritmik bir şekilde değismesi.... |
| | histrionicical | (s). sahneye ait, aktörlere ait; fazla dramatik; aşırı duygusal. histrionically (z). coşkunlukla, taşkınlıkla. histrio... |
| | jibe | f., den. bumba ile seren veya yelkeni rüzgâr yönünde giderken kavanço etmek; A.B.D., k.dili birbirine uymak, uyuşmak.... |
| | slovak | i. Slovakyalı, Slovak; Slovak dili. Slovakia i. Slovakya. Slovakian s., i. Slovakyalı; i. Slovakça.... |
|
|
| Türkçe | İngilizce | | bat | A sheet of cotton used for filling quilts or comfortables; batting.... |
| | hödük | uncouth. boorish. churl. country bumpkin. lout. sod. yokel.... |
| | lazer | laser.... |
| | damper | That which damps or checks; as: A valve or movable plate in the flue or other part of a stove, furnace, etc., used to ch... |
| | hapçı | drug addict.... |
| | damlamak | drip. drop. trickle. to drip. to drop. to dribble. to trickle. to turn up. to pop in. to blow in.... |
| | reklamcılık | advertising.... |
| | Arabistan | Arabistan.... |
| | yenmek | give a beating. bear the bell. carry away the bell. get the better of. wipe the floor with smb. beat all hollow. annihil... |
| | gözü pek | brave.... |
|
|
|