ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar
Türkçe İngilizce
1-özümlemek assimilate. to assimilate.
2-özümlemek to assimilate.
3-özümleme assimilation.
4-özümlemek assimilate. to assimilate.
5-özümleme assimilation.
6-özümlemek to assimilate.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
doğuran kadınTr > Eng04:04:55
doğum aniTr > Eng04:04:33
scraperEng > Tr04:02:01
kendinden eminTr > Eng03:57:58
anticipatingEng > Tr03:56:44
anticipatingTr > Eng03:56:36
fantazisingTr > Eng03:55:09
parmesanEng > Tr03:44:55
miterEng > Tr03:42:44
ben kariyer yapTr > Eng03:36:52
  En çok arananlar / Hit searchs
seni seviyorumTr >> Eng849
nasılsınTr >> Eng631
merhabaTr >> Eng410
aşkımTr >> Eng357
selamTr >> Eng326
benTr >> Eng276
hemenTr >> Eng272
senTr >> Eng241
aşkTr >> Eng224
gizliTr >> Eng191



  Rastgele kelimeler / Random words
İngilizce Türkçe
splay f., i., s. dışa doğru meyletmek, meyil yapmak; yayılmak; meyilli olmak; atın omuzunu yerinden çıkarmak; i. yayvanlık;...

oriel i. cumba, sıkma....

rheostat i., elek. direnç aygıtı, reosta....

mug f. (-ged, -ging) A.B.D. (emniyette) hüviyet fotoğrafını çekmek; saldırıp soymak; mimiklerle maymunluk yapmak....

conceptual (s). mefhumlarla ilgili, kavramsal; fikirlerin doğmasına ait....

atwitter (s). heyecanlı; cıvıltılı....

accent (i). aksan, telâffuzda bir heceye verilen kuvvet ; aksan i,sareti, vurgu; şive; hisleri belirtmek için cümlede beli...

some s., z., zam. bazı; bir; birtakım; birkaç, biraz, bir miktar, bir hayli, epeyce; A.B.D., k.dili. hatırı sayılır; z. yakl...

outlawry i. kanuna karşı gelme; kanun dışı kılma....

ac (kıs). account....

Türkçeİngilizce
koltuk armchair. seat. easy chair. armpit. flattery. stalls. support. protection. official position. chair....

Fin SWIFT's core store and forward message processing service bearing that name which enables financial institutions to exch...

takılmak pull smb.'s leg. be attached. be affixed. catch. hook. hang out. stick. stick around. chip. tease. banter. kid. chaff. g...

ibis Image Based Information System. wading birds of warm regions having long slender down-curved bills....

pastane pastry shop. cake shop. confectionery. confectioner's....

çürüme corrosion. decay. putrefaction. rot. corruption....

tekerleme tongue twister....

dargın angry. indignant. offended. cross....

çalışma odası workroom....

müjdelemek to tell sb a piece of good news....

TürkçeAlmanca
kararsiz,ikircikli ...

yaldiz | yaldizlamak Goldstaub (der) | vergolden...

poyraz * ...

ceylan Gazelle *...

bo$almak ...

ara ; gedik ...

serinlemek | serinletmek ...

ülke * Land *...

seyahatname ...

birakmak, terketmek, vazgeçmek verlassen, aufgeben...





Sık kullanılanlara ekleyin! Copyright © 2008 sozcukcevir.com