| İngilizce | Türkçe | | thereupon | (z.) onun üzerine, onun üzerinde; hemen, derhal.... |
| | pythian | s, i Delfi tapınağının ilahı Apollon'a ait; dört senede bir Delfi'de yapılan spor oyunlarına ait; i. Delfi tapınağında... |
| | devolve | (f). intikal ettirmek, devretmek, havale etmek, bırakmak, terk etmek; (gen). on, upon veya to ile geçmek, intikal etme... |
| | frosty | (s). don ve ayaz gibi soğuk; buz tutmuş, don yemiş, kırağı düşmüş; soğuk, mesafeli, cana yakın olmayan; saçı ağarmış, ... |
| | blink | f., i. göz kırpmak; yarı kapalı gözlerle bakmak; göz atmak; pırıldamak, ışıldamak; kaçınmak, gözlerini gerçeğe kapamak; ... |
| | stenography | i. stenografi.... |
| | cornea | (i)., (anat). kornea, gözdeki saydam tabaka.... |
| | subjoin | f. ilave etmek, eklemek. subjoinder i. ilave, ek.... |
| | propitiation | i. öfkesini yatıştırıp teveccühünü kazanma; tövbe etme.... |
| | scotoma | i., (coğ. -mata) tıb. kör nokta, ağtabakada hiç bir şey görmeyen nokta.... |
|
|
| Türkçe | İngilizce | | lime | The main formulation used for turf situations is chalk, i e calcium carbonate It is used to raise soil acidity, but has ... |
| | tatbik etmek | to put sth into effect or practice. to carry sth out. to apply. to bring / to carry into effect.... |
| | cimrilik | stinginess. nearest. parsimony. scrimpiness.... |
| | üçkağıtçı | twister.... |
| | olmaz | impossible. unlikely. unseemly.... |
| | söyleyiş | diction.... |
| | peron | Argentine soldier who became president of Argentina.... |
| | agraf | clips. hook. paper fastener.... |
| | global | A basic search on the Library catalogue which searches all fields of the record.... |
| | tok | full. thick and closely woven. rotund.... |
|
|
|