×
English Turkish
oat (i.), (gen.) (çoğ.) yulaf tanesi, yulaf, (bot.) Avena sativa; yulaf sapından yapılmış çalgı borusu. oat grass çayır yulafı. oatmeal (i.) yulaf ezmesi. feel one's oats (k.dili) kendini beğenmek, kendini yüksek görmek; zinde olmak. sow one's wild oats (k.dili) gençlikte çılgınlık yapmak. wild oat yaban yulafı, (bot.) Avena fatua oaten (s.) yulaftan yapılmış.
{{ votes*1 }}

Example sentences contains : oat

Idiom

Cut your coat according to your cloth.

Ayağını yorganına göre uzat.
Words start with oat
oat flour yulaf unu
oath (i.) ant, yemin: küfür, Iânet. administer an oath (huk.) yemin ettirmek, ant içirmek. take an oath yemin etmek, ant içmek.
oatmeal yulaf ezmesi
oats yulaf
Favorites
    History
    • oat

      English - Turkish

    The Bikee - İngilizce Kelime Oyunu (Ücretsiz)