×
Anglais Turc
opportunity i. fırsat, uygun zaman, elverişli durum.
{{ votes*1 }}

Exemple de phrases contient : opportunity

Général

Mike Milligan: I'm an optimist. So when I see this, I don't think the sky is falling. I think that, sir, is the sound of opportunity knocking.

Mike Milligan: Ben bir iyimserim. Bu yüzden bunu gördüğümde, gökyüzünün düştüğünü sanmıyorum. Efendim, sanırım bu bir fırsat kapısı tıklamasının sesi.
Fargo
Les mots commencent par opportunity
opportunity cost fırsat malıyetı
Favoris
    Histoire
    The Bikee - İngilizce Kelime Oyunu (Ücretsiz)