×
İngilizce Türkçe
busy s. meşgul; hareketli, faal; işgüzar, burnunu her işe sokan. busy signal meşgul işareti. busybody i. herkesin işine burnunu sokan kimse.
busy f. meşgul etmek iş vermek, boş bırakmamak; meşgul olmak, işi olmak.
{{ votes*1 }}

Örnek cümleler : busy

Genel

Luca Brasi: I'm going to leave you now because I know that you are busy on this, the day of your daughter's wedding.

Luca Brasi: Seni yanlız bırakacağım şimdi çünkü çok meşgulsün bugün kızının düğünü.
The Godfather
busy ile başlayan kelimeler
busy as a bee çok meşgul
busybody herşeye burnunu sokan kimse
Favorilerim
    Geçmiş
    • busy

      İngilizce - Türkçe