×
İngilizce Türkçe
course (f). akmak, hızla akmak; koşmak, hızla ilerlemek; av peşinden koşturmak.
course (i). yön, cihet, istikamet; ders, kurs; (den). rota; gidiş; yol; ahça kap, tabak, servis; (çoğ). aybaşı. as a matter of course gayet tabii olarak. in due course zamanı gelirce, zamanla. in full course bütün hızıyla in short course kısaca. in the course of esnasında. in the course of events, in the course of time zamanla. of course tabii, elbette. take its course olacağına varmak.
{{ votes*1 }}
Favorilerim
Geçmiş
  • course

    İngilizce - Türkçe