×
İngilizce Türkçe
wear i. dayanıklılık, dayanma; aşınma, yıpranma, eskime; giysi, elbise. the worse for wear eskimiş, çok kullanıldığı belli. wear and tear normal halde aşınıp eskime.
wear f. (wore, worn) giymek; göstermek; taşımak; kullanmak; eskitmek, aşındırmak, yıpratmak, yemek; yormak; dayanmak; eskimek, aşınmak, yıpranmak; tükenmek. wear away aşındırmak; biteviye geçmek; tükenmek. wear badly dayanıksız olmak, az dayanmak. wear down azar azar kuvvetini tüketmek, yavaş yavaş yıpratmak veya yıpranmak; aşındırmak. wear off yavaş yavaş yok olmak. wear on yavaş ilerlemek; can sıkmak. wear out butün bütün eskimek veya eskitmek; aşınmak; yormak, tüketmek. wear the trousers reislik etmek. wear well iyi dayanmak; iyi uymak; uygun gelmek; süregelmek. wear'able s. giyilebilir. wearing apparel elbise, giysiler. He wears his age well. Yaşını göstermiyor.
{{ votes*1 }}

Örnek cümleler : wear

Genel

I swear it by the old gods and the new.

Eski ve yeni tanrılara yemin ederim.
Game Of Thrones
Deyim

If the cap fits, wear it.

Yarası olan gocunur.

wear ile başlayan kelimeler

İngilizce Türkçe
wear and tear zamanla eskime
wear away geçmek bilmemek
wear down devamlı ısrarla kırmak (fig.)
wear glasses gözlük takmak
wear off yavaş yavaş azalmak
wear on geçmek bilmemek
wear out eskitmek
wear perfume parfüm sürmek
wear resistant aşınmaz
wear the pants aile reisliği yapmak (kadın)
wear thin gitgide zayıflamak
wearable giyilebilir
wearer giyen
weariness yorgunluk
wearing s. yıpratıcı; yorucu; giyilmeye elverişli.
wearing glasses gözlüklü
wearisome s. sıkıcı, yorucu, bıktırıcı, usandırıcı.
weary s., f. yorgun, usanmış, bıkkın, bezgin; yorucu, yoran, usandırıcı, sıkıcı; yorgunluk belirten; f. yormak, yorulmak; usanmak, us
weary of life bezgin
Favorilerim
    Geçmiş
    • wear

      İngilizce - Türkçe